Kadınlarda İdrar Kaçırma

KADINLARDA İDRAR KAÇIRMA

“idrar kaçırma kader değildir”

Kadınlarda idrar kaçırma; (üriner inkontinans), Uluslararası Kontinans Derneği tanımına göre, objektf olarak gösterilebilen, sosyal ve hijyenik açıdan sorun oluşturan istem dışı, kontrolsüz idrar kaçırma durumudur. Görülme sıklığı yaşla birlikte artsa da yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilmemelidir. 35 yaş üstü her 5 kadından birinde, 65 yaş üstü ise her 3 kadından birinde ortaya çıkabilmektedir. Her an idrar kaçırabileceği endişesiyle hasta tedirginlik yaşar, sürekli ped kullanır ve suçluluk ve utanma duygusu ile sosyal hayatı etkilenir. Oysa idrar kaçırma ne utanılacak bir durum ne de yaşlılığın doğal bir sonucudur, yani kader değildir ve tedavisi olan bir rahatsızlıktır.

İdrar kaçırmada etkili olan nedenler; idrar kesesini tutan kas ve bağ dokularının genetik olarak zayıf ve sarkmaya meyilli kişiler, ailesel yatkınlık, menopoza girme, çok doğum yapmak, zorlu ve müdahaleli doğumlar, aşırı kilolu olmak, şeker hastalığı, kronik öksürük, kabızlık, sigara içme, ışın tedavisi görmüş olmak,tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, idrar söktürücü, sakinleştirici, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar olarak özetlenebilir.

Klinik yönden bakıldığında idrar kaçırma bir bulgu yani semptomdur. Altta yatan patolojik durum saptanarak tedavi planlanmalıdır. İdrar kaçırmanın tipleri şunlardır;

1.Stres uriner inkontinans (sui), karın içi basınç artışı ile yani öksürme, gülme, hapşırma ve ıkınma ya da oturma, kalkma, yürüme gibi fiziksel egzersizler ile ortaya çıkan idrar kaçırmadır. En sık görülen tipidir. İdrar kaçıran kadınların %50-70 inde görülür, en sık nedeni pelvik taban kaslarının zayıflaması ve gevşemesidir.

2. Sıkışma tipi uriner inkontinans (urge inkontinans), aniden ortaya çıkan, şiddetli idrar yapma isteği ile görülen ve tuvalete yetişemeden idrar kaçırma durumudur. Çoğunlukla sık idrara çıkma ile beraberdir. Hastaların %30 unu oluşturur, mesane kaslarının aşırı aktif ve duyarlı olmasından kaynaklanır, genellikle neden bilinmemektedir. Hastaların bir kısmında, geçirilmiş sık idrar yolu enfeksiyonları, omurga travması,ileri derecede bel fıtığı, diabet hastalığı, Parkinson, demans gibi kronik hastalıklarla birlikte de görülebilir.

3. Karma tip uriner inkontinans (miks), stres tip ve sıkışma tipi idrar kaçırma birlikte görülür, hastaların yaklaşık %20 sinde görülür.

4. Taşma tipi uriner inkontinans (overfow inkontinans), mesanede kağasitesinin üzerinde idrar biriktiğinde idrar yapma zorunluluğu hissetmeden idrar kaçırma görülmektedir. Diabet, pelvik ameliyatlar, omurilik yaralanmaları ve multıple skleroz (ms) gibi bazı kas hastalıklarında karşımıza çıkabilmektedir.

5. Fonksiyonel ve bilişsel uriner inkontinans, hastanın hareket kısıtlılığına bağlı olarak ya da bunaması (demans) olan hastalarda görülmektedir.

Tanısında; detaylı bir öykü alınması ile günlük alınan sıvı miktarı, kaç kez idrara çıkıldığı, idrar kaçırma anı ve sayısı, günlük kullanılan ped sayısı, saptanır, enfeksiyon tespiti için tam idrar tahlili,, usg ile böbreklerin durumu, idrar torbasının kapasitesi ve idrar sonrası kalan idrar miktarı araştırılır. Tanısında en önemlisi  urolojik ve jinekolojik muayenedir, vajinal kuruluk olup olmadığı, genital organlarda sarkmanın tespiti,(sistosel, rektosel, prolapsus) ve idrar kaçırmanın gözlemlenmesi önemlidir. Gerekli olan olgularda urodinami testi de yaptırılır.

Tedavisinde; en önemli basamak idrar kaçırmanın tipinin belirlenmesidir. Hastanın günlük yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler bile şikayetleri hafif olan hastalarda belli oranlarda iyileşme sağlamaktadır. Kola, çay, kahve gibi kafeinli içeçeklerin azaltılması, alkol alımının sınırlandırılması, bol su içilmesi, posalı ve sebze ağırlıklı gıdalarla beslenme ile kabızlığın azaltılması, kilo kontrolü, sigara bırakılması ile öksürüğün azaltılması bunlara örnek olarak verilebilir. Bunun haricinde;

Pelvik taban eğitimleri; kegel egzersizi ile pelvik taban kasları güçlendirilir. ( kegel egzersizi; oturur vaziyette, ayak tabanları tam olarak yere basarken idrarımızı ya da büyük tuvaletimizi (gaita) yapmayı durdurmak ıstermişiz gibi kaslarımızı 5 saniye kadar kasıyoruz, ve bunu 5’ erli setler halinde gün içersinde en az 5 kez tekrarlıyoruz.)
Manyetik sandalye tedavisi; manyetik bir alan oluşturarak pelvik taban kaslarını çalıştırır ve güçlenmesini sağlar. Haftada 2-3 kez, 20 dakikalık periyotlarda 8-10 hafta uygulanır.
Fonksiyonel elektiriksel stimulasyon (fes); anal veya vajinal problar yardımıyla 50-100 hz frekansında akım kullanılarak pelvik sinirlere akım verilir. Ve uretra çevresi kaslarda refleks kasılma sağlanarak kapanma basınçı arttırılmaya çalışılır.
Östrojen hormonu kullanımı; özellikle menopoz dönemindeki hastalarda dokuların beslenmesini ve kanlanmasını arttırarak ve de vajinal kuruluğu önleyerek fayda vermektedir. Kontrollü kullanımı önerimektedir.
İlaç tedavisi; özellikle son yıllardaki antimuskarinik ilaç gurubundaki gelişmelerle, sıkışma tipi idrar kaçırma  (urge) ve sık idrara çıkma şikayetleri olan aşırı aktif mesaneli hasta gurubunda fayda göstermektedir. Tedavi uzun süreli olabilmektedir, en çok görülen yan etki ağız kuruluğudur.
Cerrahi tedavi; Stres tipi idrar kaçıran hastalarda diğer tedaviler ile başarı sağlanamazsa tedavi cerrahidir. Günümüzde, dünyada en çok tercih edilen yöntem “vajinal sling” denilen askı yöntemleri  ile hamak tarzında uretraya destek sağlanmasıdır. TVT,TOT denilen bu ameliyatlar vajinal yoldan uygulanır, asıcı materyal olarak prolen meshler kullanılır ve hastalar kısa hastanede kalış süreleri ile (ortalama 1 gün) başarılı şekilde tedavi edilmiş olurlar. ( başarı oranları 5 yıllık takiplerde %80 lerin üzerindedir.) Bu kadar yüksek başarılar ile stres tip idrar kaçırmanın kesinlikle tedavisi vardır ve kader değildir.

 

OP.DR.TANJU CENGİZ

ÖZEL GÖZTEPE HASTANESİ

E-Randevu Biz Sizi Arayalım Doktorlara Sorun
E-Randevu Biz Sizi Arayalım Doktorlara Sorun